Sağlık Rehberi

Ana Sayfa / Sağlık Rehberi

UNUTUYORSAN BİR SEBEBİ VAR

Makaleyi Yazan: Prof. Dr. Meliha Tan

Makale Tarihi: 07 Kasım 2017

Demans  ya  da  bunama  genellikle  ileri yaşlarda sonradan ortaya çıkan ve çoğu kez yavaş ilerleyici olan, beynin bilgi, davranış ve gündelik yaşamı sürdürme konularında gösterdiği yetersizliktir. Bu durum genellikle hafıza kaybı ile başlar. Demanstaki    bellek problemleri    normal  unutkanlık  ve  dikkat dağınıklığından farklıdır. Demansta genellikle kısa  zaman  önce  söylenen  ve  yeni  olan olaylar unutulur. Hastalar eski olayları çok iyi hatırlarken yakın zamandakileri unuturlar.

Demansın pek çok nedeni bulunmakla birlikte en sık olarak Alzheimer hastalığı bu duruma yol açmaktadır. İkinci sırada, vasküler (damarsal) demans denilen, beyni besleyen kan miktarının azalmasına neden olan büyük veya çok sayıda küçük inmeler ve damar tıkanıklıkları sonucunda gelişen demans türüdür. Bu inmeler sonucunda kişinin düşünme, sağduyu, hatırlama ve iletişim kurma gibi yetilerinde bozulma ortaya çıkar.

Demansın diğer nedenleri arasında, sifiliz, AIDS, metabolik hastalıklar, Creutzfeldt-Jacob hastalığı, Lewy cisimcikli demans, Down sendromu, Huntington hastalığı,    Parkinson hastalığı, Frontotemporal demans gibi durumlar bulunmaktadır. Kafa travması ve beyindeki boşlukların genişlemesi sonucu olan, normal basınçlı hidrosefali gibi durumlarda demans nedenleri arasındadır. Depresyon bazen demansı taklit edebilir. Demans sadece hafıza
problemi değildir. Bellek kaybı yanında, edinilmiş becerileri (örneğin giyinme, düzgün bir biçimde yemek yeme, alet kullanma becerilerini) yapmakta güçlük,  kişilik-davranış değişiklikleri, dili kullanmada konuşulanları anlamada bozukluk, yol bulamama, aritmetik yapamama, içe kapanma, canlı hayaller görme de demansın belirtileri olabilir.  Tüm bu belirtiler beynin etkilenme, küçülme yerine göre ortaya çıkar. Ayrı ayrı veya bir arada olabilir. Yaşlanma ile kişilerde ılımlı bir unutkanlık olabilir. “Yaşla-ilintili unutkanlık” ismi verilen bu durum ilerlemediği sürece herhangi bir hastalığa yol açmaz. Buna karşın bu tip hastaların ilerleme olup olmadığı konusunda periyodik olarak takip altında olması gereklidir.

Hafif kognitif bozuluk- halk arasında Alzheimer başlangıcı olarak adlandırılan tabloda hastanın kendisinin hafıza ile ilgili belirgin bir yakınması yoktur. Genelde ailesi daha önce yaptığı işlerde bir miktar zorlanma yaşadığını belirtir ancak bizim yaptığımız unutkanlık ile ilgili testlerde belirgin bir bozukluk izlenmez. Bu tabloya hafif kognitif bozukluk (hafif hafıza bozukluğu) denir. En çok merak edilen ve bizlere sorulan konu bunun demansa dönüşüp dönüşmeyeceğidir. Bir kısmı dönüşebilir. Yılda bu hastaların 10 hastadan birinin demansa dönüştüğü belirtilmektedir. Bu nedenle hastaların düzenli takibi gereklidir.

ALZHEİMER HASTALIĞI

Demansın en sık nedeni olan Alzheimer Hastalığı, erişkinlerde, tüm ırklarda ve her türlü eğitimsel, ekonomik alt yapıda görülmektedir. Bu hastalık için en önemli risk faktörü ileri yaştır. Alzheimer hastalığının görülme sıklığı yaş ile artmaktadır. 65 yaş üstü 100 kişiden 8’inde Alzheimer hastalığı görülmektedir, 85 yaş üzerindeki kişilerde sıklığı %20’dir. Alzheimer hastalığı beyin hücrelerinin programlanandan daha erken ölmesi nedeniyle olmaktadır. Yaşla beraber her kişide beyinde hücre ölümü olmaktadır ama Alzheimer hastalığında bu süreç yaşa göre beklenenden daha hızlı olmaktadır.

Alzheimer hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir, bir kanser hastalığı değildir. Ancak ailede bir veya birden fazla Alzheimer Hastasının olması, bu hastalığa yakalanma riskini artırmaktadır. Kafa travmaları ile Alzheimer Hastalığı arasında paralellik bulunmuştur. Kalp ve damar sağlığını etkileyen yüksek tansiyon, kalp hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek kolesterol seviyeleri de damarlarda kan akımını bozarak, beynin kan dolaşımını aksamasına yol açabilirler. Yeterince kanlanmayan beyin hücrelerinde bozulma daha çabuk olabileceğinden, bu durumların kontrol edilmesi bu açıdan önem kazanmaktadır.

Alzheimer hastalığından korunmak veya geciktirmek için; vücut ağırlığını korumak, sigara ve aşırı alkolden kaçınmak gerekir. Sosyal topluluklara katılmak ve çevreye ilgili kalabilmek, vücuda ve akla egzersiz yaptırmak da Alzheimer Hastalığı için önerilen yöntemlerdir.

Alzheimer hastalığında bellek kaybının yanı sıra, günlük sosyal aktiviteler ve mesleki durumları bozan bir hastalıktır. Ayrıca kişilik, davranış ve duygulanım değişiklikleri de görülebilir.

AH olan kişilerde bellek problemleri ve kognitif yıkım (düşünme ve nedenselleştirmede güçlük) vardır. Bu kişiler sonunda tek başlarına yaşamayı başaramaz hale gelirler. Karar vermek de güçlük çekme, kelime bulmak da ve düşüncelerini tamamlamada zorlanma gibi sıkıntılar yaşarlar. Kimi hastalarda kişilik ve davranış değişiklikleri görülebilir. Bazıları evden çıkıp kaybolabilirler. Gece ve gündüzü ayırt edemedikleri için gece yarısı kalkıp giyinip evden dışarı çıkmak isteyebilirler. Görme, tat alma ve koku almada kayıpları olabilir. Alzheimer hastalığı giderek yakınmaların arttığı bir durumdur erken, orta ve ileri olmak zere üç devreye ayrılabilir.

Erken dönem Alzheimer hastalığında; hastada ılımlı bellek kaybının yanı sıra, bildiği yerleri karıştırma, günlük aktivitelerini daha uzun sürede yapma, faturaları ödemede ve alışveriş yaparken para hesabında zorluklar yaşarlar. Giderek artan bir sıkıntı hali, karar vermede zorlanma yaşarlar. Hastalığın bir adım ileri orta devrede ise; günlük yasam aktivitelerinin sürmesini engelleyen belirgin düzeyde belirti ve problemler ortaya çıkar. Bellek kaybı ve şaşkınlık giderek artar ve şaşkın, dikkat süresi iyice kısalır, arkadaşlarını ve akrabaları tanımakta zorluk yaşamaya başlarlar. Yeni yerleri ve bilgileri öğrenemez olurlar. Davranış problemleri, hayaller, yakınlarını suçlama ve onların kendilerine zarar vereceği gibi paranoid düşüncelere kapılabilirler. İleri dönemde; hasta, bakım verenlere tam bağımlı hale gelir, fiziksel bozukluklarda meydana gelir. Kilo kaybı, devamlı uyuklama, idrar ve büyük abdest yapma kontrolünü tamamen kaybederler.

Alzheimer Hastalığının ilk belirtilerinin ortaya çıkıp tanı konulması arasında ortalama 1 yıllık bir süre bulunmaktadır. En büyük terapötik faydanın sağlanabilmesi için, tedaviye erken başlamak gerekir. Bu Alzheimer Hastalığı’nın ilerlemesini geciktirmek ve tam bağımlı hale gelmeden önceki zaman dilimini uzatmak açısından önemlidir.

Bu sıkıntılar sadece AH için değil aynı zamanda hastanın yakınları ve sevdikleri için de oldukça güçtür. Alzheimer hastası ile ilgilenen kişilerin kaynaklara ihtiyaçları vardır ve üstesinden gelmeleri gereken zorluklar konusunda yapılabilecek şeyler olduğu yönünde ikna edilmeleri gerekmektedir. Bir Alzheimer hastası, ortalama 8 yıl bakım gerektirmektedir. Hasta ve yakınlarının çoğu evde bakımı tercih etmektedirler. Bu bakımı verebilmek için hasta yakınlarının çoğu, çalışma saatlerini azaltıyor ya da bakım vermek için işinden ayrılmaktadırlar. Ayrıca bakım verenlerin yarısında tedavi gerektiren depresyon görülebilir ve depresyon, hastanın bakımevine verilmesiyle de azalmaz, ancak hastanın kaybından 3 ay ile 1 yıl sonra azalmaya başladığı bildirilmiştir.

Alzheimer Hastalığının tedavisinde asetil kolin esteraz inhibitörleri denilen bir grup ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar sinir hücreleri arasındaki iletimi sağlayan Asetil kolin denilen maddenin miktarını artırmaktadır. Ayrıca orta ve ileri AH da kullanılan bir ilaç daha bulunmaktadır. Bu ilaçlar daha çok sempromatik yani şikayetleri azaltıcı ilaçlardır. Ne yazık ki henüz hastalığı ortadan kaldıran ve ilerlemesini durduran bir ilaç yoktur. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar devam etmektedir.


AH’ nın belirtileri kısaca şu şekilde sıralanabilir.

  • -Günlük yaşam aktivitelerini etkileyen bellek kaybı
  • -Günlük yaşam aktivitelerini yapmada güçlük
  • -İşte ve evde her zaman yapılan işlerde zorlanma
  • -Zaman ve mekan karmaşası
  • -Yargı ve karara varmada güçlük
  • -Sık kullanılan eşyaların yerlerini değiştirme
  • -Ruh hali ya da davranışlarda değişim
  • -Kişilik değişimleri
  • -Sorumluluktan kaçınma
  • -Yazarken ve konuşurken zorlanma

444 2 999