Sağlık Rehberi

Ana Sayfa / Sağlık Rehberi

Kalp Hastalıklarında Risk Faktörleri ve Belirtiler

Makaleyi Yazan: Uzm. Dr. Corç Baytaroğlu

Makale Tarihi: 04 Nisan 2019

Kalp göğüs kafesi içinde, akciğerlerin üzerinde yer alır. Tüm canlı varlıkların hayat merkezidir. Vücudumuza ritmik kasılmalarla besini, oksijeni ve kanı pompalar. Vücuttaki diğer kaslar gibi kalbin de düzgün çalışması için oksijene ihtiyaç vardır. Kalbin bu ihtiyacını karşılaması için besleyici damarlar olan koroner arterler bulunur. Bunlarda meydana gelebilecek herhangi bir problem çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Kadınlar maalesef erkeklere oranla, kendi risk faktörlerini daha az fark etmektedir. Kalp hastalığının yakınmaları, kadınlarda erkeklere göre daha belirsiz seyretmekte bu nedenle çok uyarıcı olmamaktadır. Erkekler daha çok göğüs ağrısı yakınması ile başvururken kadınlarda yorgunluk, nefes darlığı gibi daha genel yakınmalar şeklinde başlamaktadır. Damar sertliği, kalp hastalıkları arasındaki en büyük tehlikedir. Yağların artmasıyla damar yapısının bozulması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Protein ve kolesterolden oluşan birikmiş yağ çamurları zaman içerisinde damarları daraltır ve kanın kalbe akışını engeller. Bununla birlikte damarlar esnek yapısını kaybetmeye başlar, bu da kan basıncını arttırır, damar duvarları zedelenir ve damarda pıhtı oluşur. Koroner damarlarda oluşan bu daralma sonucu içinden geçen ve kalbi besleyen kan miktarı azalacağından dolayı kalpte problemler oluşmaya başlar. Bunun yanında vücuttaki diğer damarlarda meydana gelen daralma, kan basıncının yükselmesi ve kanın pıhtılaşmasına bağlı değişik damar hastalıkları ortaya çıkabilir.

 

  • “Eskiden yürüdüğüm mesafeleri artık rahat yürüyemiyorum, nefesim kesiliyor, çabuk yoruluyorum.”
  • “Yürürken göğsümde bir yanma oluyor veya göğsümde bir baskı, basınç hissi oluyor.”
  • “Tok karnına yürürken veya elimde yükle yürürken zorlanıyorum”
  • “Hızlı yürürken veya yokuş yukarı giderken, rüzgara karşı yürürken göğsümde ağrı, yanma veya zorlanma oluyor. Yürürken sol kolumda ağırlık ve uyuşma oluyor yoruluyorum.”


Göğüs, boyun, kol, sol bilek ya da parmakta ağrı, baskı hissi, uyuşukluk ve karıncalanma varsa hemen doktora gidilmelidir. Özetle bu bölgelerde daha önce olmayan herhangi bir his dikkate alınmalıdır.

Kalp ve damar hastalıklarının en az % 80 oranında sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, ailede kalp hastalığına yatkınlık, şişmanlık, hareketsiz yaşantı, diyabet gibi klasik risk faktörlerine bağlı olarak geliştiği bilinmektedir.
Tansiyon yükselmesi durumunda; önce panik olmayın. Heyecan ve sinirlilik tansiyon düşüşünü engeller. Gerilimli bir ortamdaysanız sakin ve temiz hava alabileceğiniz gevşeyebileceğiniz bir yere geçin ve sakin sakin nefes alın. Tansiyon düşürmede kullanılan dilaltı hapını dilinizin altına koyun ve 30 dakika sonra tekrar tansiyonunuzu ölçün. Tansiyon ilaçlarınızı düzenli kullanın, o günkü dozunu almadıysanız hemen alın ve tansiyonunuzu takip edin. Tuzu ve tuzdan zengin gıdaları çok az tüketin. Ağrı kesiciler tansiyon artışına sebep olabileceğinden doktorunuza danışarak alın.

Kalbin pompalama gücü azaldığında; yani kalp yetmezliği oluştuğunda, hastanın ilk yakınmaları, yorgunluk, bitkinlik olabilir. Tüm organ ve dokuların olduğu gibi, iskelet kaslarının da kana gereksinimleri vardır. Kalbin pompalama gücü azaldığında, vücut kanı öncelikli olarak beyin, böbrek ve kalbe gönderdiğinden, iskelet kaslarına gelen kan miktarı azalır. Dolayısıyla, kişi kendini yorgun hisseder. Kalp yetmezliği tedavisi olan bir hasta, yorgunluktan yakınmaya başladığında, kalp yetmezliğinin kötüye gittiği düşünülmelidir.

Kalp kontrolleri anne karnında başlamalıdır. 
3. yaşını bitirdikten sonra ultrason ile bebeklerin kalp odacıklarına bakılıp, sağlıklı olduğu teşhis edilmelidir. Doğumdan sonra beş yaş içinde ECHO yapılmalı, daha sonra 20 yaşına kadar hiç olmazsa birkaç kez kan şekeri, kan yağları, tansiyon kontrolü yapılmalıdır. “30 yaşına kadar kötü kullanılmış bir kalp erken kalp krizini hazırlar.” 20 ila 30 yaş kalp sağlığı bakımından yıpranma katsayısının en fazla olduğu dönemdir. Üniversiteye gelene kadar süper zorlamalı sınavlar, üniversiteye başlayınca aileden ilk kez ayrılma, ilk aşk, evlilik, çocuk sahibi olmak kalbi yormaktadır. Doğduğumuzda kalbimiz sıfır yaşındadır. 20 yaşına geldiğimize ise kalp 20 yaşından daha fazla olduğu kesindir. Önemli olan kalp yaşı ile normal yaşı dengeli götürmektir. Bu dönem en çok sigaraya başlandığı dönemdir. Türkiye’de 15-27 yaşa arasında her gün sigara içme oranı %22, her üç üniversite öğrencisinden birisi (%33) sigara içiyor.

Ağrı, vücudu koruyan bir mekanizmadır. Ağrı mekanizması bozuk olan hastalar, diyabetliler, KOAH hastaları ve şişmanlardır. Yaklaşık % 20 oranında hastamız bu gruba girmektedir. Ayrıca kadınların ağrıya tahammüllerinin yüksek olması nedeni ile erkelere nazaran sesiz kalp hastalığı daha çok görülmektedir. 

Ailesinde erken kalp hastalığı, kendisinde veya ailesinde diyabet, yüksek tansiyon ve aşırı kilolu olanlar yüksek risk grubundadır. Risk grubundakiler 30, risk grubunda olmayanlar ise 40 yaşından sonra her yıl kan testleri, tansiyon kontrolü ve efor testi yaptırmalıdır. Özellikle 40 yaş sonrası yüksek riskli işlerde çalışan, adrenalini yüksek üst düzey yöneticilere gelecek için bilgisayarlı koroner anjiyografi yaptırmalarını öneriyorum. Bu mükemmel teknoloji sayesinde gelecek 10 yıl içinde kalp ve damar hastalıklarının durumu hakkında bilgi sahibi olmak mümkündür.


Günümüzde gençlerin yaşlarını ve mesleki birikimlerini aşan işlerde çalışmaya başlaması, yaşları itibari ile alamayacağı sorumlulukları almaları, kendilerini ispat edebilmek için kendilerini tüketmeleri koroner kalp hastalıkları riskini artırmaktadır. Kalp krizi ve damar hastalıkları kışın artmaktadır. Soğuk, bir spazm faktörüdür. Soğuk direkt göğüsten ya da nefes yoluyla ağızdan alınınca spazma neden olur. Özellikle soğuk havalarda dışarı çıkarken sıkı giyinilmeli ve mutlaka atkı takılmalıdır. Kış aylarında kullanımı artan kimi grip ilaçları ritim bozukluğuna neden olmaktadır.

Yazın aşırı sıcaklarda oluşan su kaybı kalp sağlığını tehdit eder. Terleme ile kaybedilen elektrolitler ritim bozukluğuna, kaybedilen su nedeni ile kanın koyulaşarak akışkanlığının azalması da koroner damar içinde mevcut masum bir darlığın tıkanıklık yapmasına neden olabilir. Yazın içilmesi gereken su miktarı; idrar rengi açık olacak miktarda olmalıdır. Bu da yaz ayları için 2,5-3 litre demektir. Kalp sağlığı için en iyi spor hızlı yürümedir. Bünyeyi fazla yormayacak şekilde spor yapılmalıdır. Eğer vücut alışkınsa günde 45 dakika yürümek idealdir. Ancak ilk defa spor yapılacaksa çok yüklenmemek ve vücudu yormamak gerekmektedir. Kalp sağlığı için ikinci önemli spor dalı da yüzmedir. Yapılacak olan spor sırasında nabzın yüzün altında olmaması ama yüz yirminin de üzerine çıkarılmaması gerekmektedir. Kalp hastalıklarından korunmanın ilk adımı sigaradan uzak durmak olmalıdır. Sonrasında ise kilo, tansiyon ve şeker kontrol altında tutulmalıdır. Hayatınızdan şeker ve karbonhidratları çıkarınız. Sigara ile hiç tanışmayınız.

444 2 999